GELDİĞİN YERİ UNUTMAMAK
15 Eyl 2010 1 Yorum
Hemen her gün günümüzün bir kısmında ekranlara bakmaktayız, ister televizyon olsun ister bilgisayar ekranı… Orada başka hayatlar görürüz ve çoğu zaman tanınmış isimlerin neler yaptıkları, nerelere gittikleri veya iş hayatlarındaki başarıları vs hakkında ister istemez bilgi sahibi oluruz. Fakat öyle veya böyle, insanları bugün bulundukları yerden görürüz. Birçoğunun geçmişinde neler yaşadığı veya nerelerden geldiği hakkında en ufak bir fikrimiz bile olmaz çoğu zaman. Peki ya, bu insanlar şu an bulundukları noktaya gökten inerek mi gelmiştir? Hayır, kesinlikle hayır!
Konumuz da bu ya, şu an hala dünya şampiyonası sebebiyle ekranlarda gördüğümüz 12 Dev Adam’ımızdan biri var ki, yakın zamanda kendi hayatıyla ilgili aktardığı küçük bir hikâyesiyle bize bu sorunun cevabının “Hayır” olduğunu bir kez daha kanıtlamış oldu. Hikâye kısaca şöyle ki;
Bu dev adam bir gün eşiyle birlikte İstanbul, Eminönü’nde tarihi bir gezi yaparken bağıra çağıra simit satan bir çocuk görür. Yaklaşır ve:
-Simitin kaça koç?
- 300 bin abi, çıtır çıtır..
- Tezgâhta kaç simit var?
- 70-80 tane herhalde…
- Hepsini alsam ne tutar?
- Seksen desek 24 milyon
- Al sana 30 milyon… Farzet ki hepsini aldım…
- Sağol abi… Sağol… Şeklinde bir konuşmadan sonra dev adam eşiyle birlikte yoluna devam eder. Fakat eşi biraz kızgın olarak, niçin simit almamasına rağmen o parayı çocuğa verdiğini sorar. İlk önce söylemek istemese de eşinin ısrarı üzerine şöyle der:
- Tablanın kenarı dikkatini çekti mi?
- Hayır
- Baksan görecektin. Tahtaya bir isim kazınmıştı.
- Nasıl bir isim?
- Hidayet!
- Yoksa?
- Evet, o tezgâh eskiden benimdi!
Evet, bu dev adam Hidayet Türkoğlu’nun ta kendisi! Hâlbuki bizler onu şu an ekranlarda, spor salonlarında oynarken görüyoruz. Belki de zengin diyoruz, herkes onu tanıyor diyoruz. Fakat görmeliyiz ki, küçük bir simitçi çalışarak, çabalayarak, uğraş vererek öyle bir yere gelmiş ki, bugün kendinden Dev Adam diye bahsettiriyor. Üstelik buralara nasıl geldiğini unutmayarak, eskiden kendisi gibi olan o küçük simitçi çocuğa bu güzelliği yapıyor.
Ne hoş değil mi? …

Eyl 29, 2010 @ 09:09:04
Ewet cok hos.. gusel bi paylasim.