DİZİLER VE ÜTOPYA

Deliyürek dizisinin küçük kızımın ısrarı ile sanırım ilk sezonunun son bölümlerinin birini izlediğim zamana kadar dizilerle aram olmamıştı. Sadece diziler mi? Naklen maç yayınları dışında TV nin karşısına bile geçmezdim genellikle.Bir de; Oscar kazanacak kadar sanatsal veya herkes tarafından övülen birkaç filmi sinemada izlediğimi anımsıyorum.

Dizi merakım 2003 başlarında, şartlar gereği hayatımı idame ettirdiğim Adapazarı’nın bir belde/köyünde ikamet ettiğim yerde, ancak çubuk anten vasıtasıyla izleyebildiğim cnbc-e kanalındaki 24 dizisini farkettiğim zaman başladı denebilir. Farkettiğimde dizinin pazar akşamları GSM operatörlerinin birinin sponsörlüğünde 4 bölüm birden ve reklamsız göstermesi tetikleyici etki yapmıştı sanırım. Yine o sıralarda Kurtlar Vadisi‘nin SHOW TV’de yayınlanan ilk orijinal bölümlerini de kaçırmamaya çalışıyordum. Bu dizileri izleyenler farkettiler mi bilmem!…Benzer konular ama zıt karakterli başrol oyuncuları ile birbirlerini tamamlayan, daha doğrusu yarışan dizilerdi bunlar.

2000 başlarında ABD Başkanı’nın zencilerden birisi olacağını söyleseler, bıyık altından gülünür; “Neden olmasın? Şubat ayı 30 gün olduğu zaman belki ABD Başkanı zenci olur!…” denilerek dalga geçilirdi. İzlemeye başladığımda ise dizide bir zenci Senatör Başkan olmaya çalışıyor ve dizinin ikinci sezonunda ABD Başkanı olarak arz-ı endam ediyordu.  Sonraki sezonlardan birinde ise Başkan kadın olarak karşımıza çıkıyordu. Hillary Clinton‘un o bölümler yayınlandıktan çok sonra aday olduğu gözönüne getirirsekek…Dizinin son iki sezonunda Başkan bir kadın olarak görünüyor.  BİLİMKURGU tabir edilen ütopik fikirler bazen gerçekleşir bazen gerçekleşmez derler ya…Bugün ABD Başkanı bir zenci olduğuna göre…

Son zamanlarda, Klasik Türk roman ve hikâyelerinin eskilerde çekilen filmlerinin günün şartlarına adapte edilerek değişk senaryolarla dizi haline getirilmesi dikkat çekiyor. 1920 lerde yaşanmış bir olayı anlatan bir roman günümüze adapte edip dizi haline getirildiği zaman, haberim olursa ilk birkaç bölümü izlemeye çalışıyorum. Faytonlar, At Arabalarından bahseden romanı eğer okumuşsam(-ki genelde öyledir) izlemeye başladığım zaman ise şaşırmaktan kendimi alamıyorum. Roman kişilikleri ayni isimlerle ve davranışlarla karşıma çıkıyor ama altlarında son model arabalar, ellerinin altında Laptop veya masaüstü bilgisayarlar, hemen her sahnede cep telefonuyla görüşmeler!… Romanda birkaç paragrafla anlatılmaya çalışılan romantik durumların dizilerde dakikalar süren yatak sahneleri halini alması…

Kimbilir!… Belki üşenmem ve bir senaryo kaleme alırım…Bu senaryo da Halkın seçtiği ama Atatürk benzeri yetkilerle donatılmış bir TC Başkanı ile onun çevresinde olanları, TC nin Dünya’nın önde gelen ülkelerinden biri olarak gösterip, olağanüstü bir kahraman kişilik yaratarak PKK gibi, TİKKO, İBDA-C gibi terörist ve radikal örgütleri çökertir, halkın huzur ve refah içinde yaşadığını gösteririm.

Neden olmasın?…”İNSAN HAYÂL ETTİĞİ MÜDDETÇE YAŞARMIŞ” ya…

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.