HERKES LÂYIĞINI BULUR
Mart 30, 2009 at 2:54 am | In Hayatın İçinden | 4 Comments
Malum, küçük bir belde/köy’de yaşıyorum. Burada doğdum ve Allah(CC)’ın izniyle yine burada toprağa gireceğim. Önceki yazılarımda da değindiğim gibi, adeta bir cennettir yaşadığım yer. Bunu, doğup büyüdüğüm yer olduğu için değil; gerçekte böyle olduğu için, yılın 4 mevsimi 12 ayında yeşilin her tonunun hakim olduğu bir yer olduğu için bilhassa vurguluyorum. Günün önemi nedeniyle seçimlere değinmem kaçınılmazdır haliyle.
Aslında burada doğan veya başka yerlerde doğduğu halde kütük kaydı beldede olan insan sayısı 6500 civarındadır. 1990 nüfus sayımında köyde ikamet edenler 2064 çıktığı zaman, başta babam olmak üzere herkesin küçükte olsa katkılarıyla, daha iyi hizmet alabilmek, modernleşebilmek için belediye kurulması için uğraşıldı ve 1992 de bu gerçekleşti.
Babamın Ankara’daki dükkânında şahit olduğum bir görüşmenin sonucunda, siyasi görüş açısından ilgili olmadıkları halde köyün sözü geçen iki kişisinin desteği sonucu bir şahıs başkan seçildi. Bu şahıs başta köyün ihtiyacı olan birtakım hizmetlerin öncelikle gerçekleştirilmesi sonucu takip eden ilk seçimde de devam ettirdi reisliğini. Ancak ikinci döneminde hizmet yapacağına küpünü doldurmayı tercih etti. İşçilerin SSK primlerini ödemediği halde ödenmiş gibi göstermek, çok uygun bir yerde, köylülerce yapımı gerçekleştirilmiş ancak yarım kalmış 5 katlı bir binayı tamamlamak yerine yeni bir bina yapılmasına karar çıkarttı ve bu bina İller Bankası Kredisiyle yapıldığı için yıllarca belediyenin sırtında kamçı olarak kaldı. Kadirbilmezliği, nankörlükleri de cabası…Yapımı sırasında dolaylı yoldan cebe indirdiğini en iyi kendisi bilir haliyle… Değinmeden geçemeyeceğim: Komşu bitişik köylerin daha iyi yaşam imkânlarına sahip olmak için belediyeye mahalle olarak katılma isteklerini de cebime para koyamam düşüncesi ile nasıl reddettiği de halen kulaktan kulağa dolaşıyor…
Bir önceki yazımda değindiğim belediye başkanı yıllarca onun bıraktığı pislikleri temizlemeye çalıştı. Ödenmeyen SSK primlerini ödedi ve bu sayede zamanı gelen personel biraz geç olsa bile emeklilik hakkını elde ettiler. Ancak, reis sağlığını öne sürerek tekrar aday olmadığı için yeni bir başkan seçimi gerekti haliyle ve malum kişi de o kadar yüzsüzlüğü, bu kadar ayyuka çıkmış hırsızlığı varken yine de aday oldu.
Elimden geldiğince izah ettim belde halkına…Ona oy vermeyin de kime verirseniz verin dedim ve yaptıklarını hatırlattım tekrar tekrar. Ancak, hem küçük bir yer olduğu için hısım-akraba desteği, hem de vakti zamanında ona destek olmuş çıkarcı kişiliklerin de çabasıyla, az bir farkla da olsa maalesef yine seçilmiş durumda şu an..
Görünen o ki, personel artık maaşını alamayacak, adrese dayalı nüfus kayıt sistemi sonucu 2000 kişiye göre devlet desteği olacağı ve belediyenin gelir getirecek yatırımları bulunmadığı için, halkın baskısı nedeniyle yapılması elzem olan hizmetleri yapabilmek için yine borçlanma yoluna sapacağından işler daha da sarpa saracak ve hiçbir hizmet yapılamaz duruma gelinecek. Bu da; belediyenin kuruluş amacına tamamen aykırı olacağına göre!…
Vah zavallı belde halkım!…Yazımın başlığı boşuna öyle seçilmedi ki…
.
4 Yorumlar »
Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. URI'nin geri izlemesini yap.
Yorum yapın
WordPress.com'dan blog alın. | Theme: Pool by Borja Fernandez.
Entries and comments feeds.
Şu yolsuzlukları, belediye binası yapılırken cebine attıklarını bi açıkla..belge göster bakalım da bizde anlayalım. SSk primleri ödenmeden nasıl ödenmiş gibi gösteriliyor. Bi anlatta anlayalım. Ve çıkarcılar kimler..
Ayrıca Allah’ı agzından bırakmıyorsun da; Allah adına hiç bir işe yaramayacak o beton yığını için kimler, hangi amaçla oraya diktiler. O binanın yapılmasında kimler ne kadar ALLAH adına ceplerini doldurdular. Ve sonuçta ortaya kocaman bir Fiyasko çıktı. Ama kimler Allah Adına din iman adına ceplerini doldurmak için o binayı oraya diktiler. Yine
islam dininde kıybet varmıdır. Eger yolsuzluk üçkağıt adına birşey biliyorda söylemiyorsan dinin dışına çıkıyorsun.
Burda yazıyorumya diyebilirsin. Belgesiz olursa Bu ancak dedikodu olur. Dedikoduyuda Karılar yapar. Erkek adama mertlik yakışır.
Mert ol belge açıkla..Yoksa otur oturduğun yerde.
İrfan YENİGÜN
Yorum�Yorumlar yazan: irfan — Nisan 2, 2009 #
Emmioğlu’nun avukatlığını yapmak sana mı kaldı birader?
Akrabanız emekli şoför senesi dolduğu zaman emeklilik için müracaat ettiğinde neden emekli olamadı da fazladan 2,5 – yıl çalışıp SSK primleri yatırılınca emekli olabildi?
Tepki olarak oy bile kullanmadığımı, neden belde nüfusunda kayıtlı olmadığımı sen nerden bileceksin ki böyle duygusal ve emmioğlu avukatlığı yapacak kadar suçlamalarda bulunuyorsun şahsıma karşı?
Beni ne zaman köyün camilerinde gördün veya o bahis konusu ettiğin kişilerle haşir neşir olduğumu tesbit ettin?
Asıl gıybet bu senin yaptığın değil mi acaba?
Merak etme, meclise seçilen dostlarım sayesinde bütün yapılanları öğrenirim ben ve asıl o zaman emmioğlunuz hata yaptığında veya yanlış şeye tevessül ettiğinde gerçekten yanar; güzelim işini ibırakıp Başkan olduğuna lânetler okumak zorunda kalır…
Polemik değil, insanlık ve doğrulukla ilgilenin derim.
Yorum�Yorumlar yazan: OĞUZLU — Nisan 3, 2009 #
Sayın Hüseyin KIRCI “Kılavuzu karga olanın kagağı …..çıkmazmış.” Duyum ve alıntılardan yola çıkarak başkalarına çamur atmak, başkalarını topluma karşı bu şekilde rencide etmek çok ayıp. Bu sitede yazılan bütün yazılarını okudum. Dilin çok iyi. Zeki de bir insansın. ama aklın yok. Akıllı insan destekli atar. Gezine gözüne kendisi ayar çeker. Bu işler öyle duyumla alıntıyla olmaz. Hiç kimse, sana bu şahıs hakkında anlattıklarının arkasında durmaz.Senin yaptığın, bu sitede hakkında iyi veya kötü konuştuğun insanların yaptığının aynısı olduğunu çok iyi düşünürsen anlarsın. Şakir yenigün hakkında bu şekilde konuşanların hayatını iyi incele. Temiz tasa temiz su koyarsan temiz kalır ama o tas kirli ise suyuda kirletirsin. Bunların yıllarca aynı tastan su içtiklerini, geçmiş zamanda çok çok yakın arkadaşlar olduklarını biliyormusun. “İt iti gerisinden yalarmış.”Şunu hiçbir zaman unutma. Oğuz köyünde iki kişi kavga ederken üçüncü kişiye alkışlamak düşer. Bunlar her kavganın ardından kucaklaşırlar. Olan senle bana olur. Suyunu kesmişler çok üzüldüm, ama eğer seçimde oy kullanıpta Şakir YENİGÜN bu seçimi kazandı diye nüfus kaydını başka yere aldırdıysan çok ayıp, böyle bir davranışda bulunanların sen yada bir başkası bu suyu bence içmeye hakkı yok. Bu şekilde bir davranış yazılarındaki bazı paragraflara ters düşüyor.”yag göründüğün gibi ol yada olduğun gibi görün”. Bu kavga ve kuru gürültülerin her zaman bizim gibilere zarar verdiğini, asıl menfaat sahiplerinin onlar olduğunu hiçbirzaman unutmayalım. Senin tertemiz iyi kalpli bir insan olduğuna gönülden inanan bir kişi olarak eğer yanlış anlamaya bir meyil verdiğsem şahsından özür diliyor, kişilere haksızlık yaptığına inanmakla birlikte, hakkım olmadığı halde aynı davranışı biz küçüklerine örnek olma açısından şahsından da beklediğimizi bilmeni istiyorum. sağlıcakla kal.
Yorum�Yorumlar yazan: Şerf AYDIN — Haziran 5, 2009 #
Yazdıklarında ve ince düşüncelerinde tamamıyla haklısın sevgili Şeref…
Tam da düşündüğün gibi oldu ve gerçeklerle tekrar yüzyüze gelince; HEZEYANLAR – Canım Sıkkın başlıklı yazıda da değindiğim İKİ YÜZLÜ – SATICI KİŞİLİKLER sırıtarak yüzlerini gösterdiler yine…
Bu durumda, Belediye düşünceye kadar beldeye dönmemek üzere bıraktım orayı artık. Umarım. Şubat 2010 da aklı başında bir Köy Muhtarı seçmek üzere gelir. görevimi yaparım.
Yorum�Yorumlar yazan: OĞUZLU — Temmuz 7, 2009 #