İLAÇLAMA, GÜBRELEME VE İÇME SUYU

Aralık 13, 2008 at 11:14 am | In Düşünelim!.. | Leave a Comment

Kimyasal destekli fındık tarımı yüzünden kuşlar ve kurbağalar yörede çok azaldı… Aflotoksin oluşumu hızlandı ve fındık ihracatı düşüyor… İçme suları ve dere suları kirlendi.. Karadeniz’de ticari balık çeşitliliği tarım kimyasallarının kullanılmaya başladığı 1965 yılından 1995′e kadar 23 tür 5 türe düşmüştür…Derelerde son yıllarda bahçe ilaçlama dönemlerinde toplu balık ölümleri oluyor..

Vertilcillum Lecanii mantarının türü tehlikede, Bu mantar türü koşnilin oluşumunu engellediği için yörede koşnil zararlısı arttı ve topraklarımıza fındık kurdundan sonra şimdi koşnil içinde zehir atılıyor…Halk kendini çaresiz hissediyor, yörede artan kanser vak’aları kimyasalların yoğun kullanımına bağlanıyor. Arıcılık yapanlar fındık ilaçlama dönemi başladığında ili terk etmek zorunda kalıyorlar..Gezginci arıcılık yapamayanlar fındık ilaçlama dönemlerinde arılarının ölmelerine engel olamıyorlar…

Bu saydıklarıma ilaveten en önemli olan husus ise tarım ilaçları ve gübrelemenin içme suyuna etkisi. Yeraltının farklı derinliklerinde bulunan sular, buradaki değişik bileşimli kayaçlarla sürekli temas halindedir .Kayaçların suda erime derecesine göre az ya da çok oranda erimiş madde yer altı suyuna karışır. İnsanların sağlıklı yaşamaları için kullanılan içme suyunun fiziksel, kimyasal ve bakteriyolojik özelliklerinin belli sınırlar içinde olması gerekir.

Gübreleme ve tarım ilaçlarının bilinçsiz kullanılması sonucu, çoğu yerde içme suları insan sağlığını tehdit edecek duruma gelmiştir. Yağmur sularının toprağa nüfuzu ve geçirimsiz kayaçlara rastladığında basınç nedeniyle yüzeye çıkarak pınar denilen içme suyu kaynakları oluşturduğu malumdur. Bu kaynaklara yakın yerlerde yapılan bilinçsiz ilaçlama ve gübreleme sonucu sular bozulmakta, içine yoğun miktarda nitrat karışmaktadır. Nitrat ise, çoğunlukla mideden başlayan sorunlarla tüm vücudu tahrip eder. Kanserojen, sinir sistemini etkileyici hatta mutasyon oluşturucu etkileri saptanmıştır. Karadeniz insanının asabi yapıda olmasının nedeni sakın bu durum olmasın!…

Tarım silaçlarının püskürtülerek uygulanması sırasında bir kısmı evaporasyon ve dağılma nedeniyle kaybolurken, diğer kısmı bitki üzerinde ve toprak yüzeyinde kalmaktadır. Havaya karışan pestisit rüzgarlarla taşınabilir; yağmur, sis veya kar yağışıyla tekrar yeryüzüne dönebilir. Bu yolla hedef olmayan diğer organizma ve bitkilere ulaşan zararlı tarım ilacı bileşenleri bunlarda kalıntı ve toksisiteye neden olabilir, eğimli arazilerde yağmur suları nedeniyle yeraltındaki içme suyu kaynağına ulaşabilirler.Bu durum, Karadeniz Bölgesinde kuşların niçin yok denecek kadar azaldığını açıklar.

Bu nedenle pek çok Avrupa ülkesinde yeraltı suları koruma bölgelerinde azotlu gübreleme kısıtlanmaktadır. Yaşadığım yörede 2008 yılı için gübreleme yasağı getirilmesi sonucu kuşların sayısı gözle görülebilecek derecede artmaya başlamış, gübre kullanmamak nedeniyle de herhangi bir üretim kaybı gözlemlenmemiştir.

 

Yazımı, yüce yaratanın kitabından bir ayetle tamamlayayım. Tabii ki anlayana!…

 

Yiyin, için, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez…(A’raf – 31)

Henüz Yorum Yok »

Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. URI'nin geri izlemesini yap.

Yorum yapın

XHTML: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

WordPress.com'dan blog alın. | Theme: Pool by Borja Fernandez.
Entries and comments feeds.