KAHRAMANLIĞI KİMSELERE KAPTIRMAMAK

Ağustos 22, 2008 at 8:30 pm | In Hayatın İçinden | Leave a Comment

İnsanlar, yaşadıkça sürekli yeni şeylerle karşılaşıyorlar. Karşılaşılan durumlar ilginç olduğu kadar; yararlı da olabiliyor, zararlı da… 

Her insanın bazı amaçları ve hedefleri vardır. Basitçe bugünlerde milyarlarca insanın TV başında izlediği olimpiyatları örnek verebilirim. Katılan sporcular ve ekiplerin tek amaçları vardır. Başarmak; daha yükseğe, daha uzağa, daha çabuk, daha güçlü… 

Başarı, ekip işidir. BİR ELİN NESİ VAR…İKİ ELİN SESİ VAR atasözümüzü düşününce  bunun doğruluğu kolayca ispatlanır. Bireysel olarak başarılı olmak tabii ki mümkündür, ancak bu durum sadece İSTİSNA KAİDEYİ BOZMAZ olarak tarif edilebilir. 100 ve 200 m de Dünya rekorları kırarak altın madalyalara ulaşan Jamaikalı Atlet Usain BOLT, TRT muhabirine ne diyordu?..”Başarımın sebebi çalışmak, daha çok çalışmak…Çalışmamın semeresini görüyorum işte!…” Ancak, Usain BOLT rekorlara ve madalyalara tek başına ulaştığı halde çalışmalarında itici güç görevi gören atlet arkadaşlarını, hocasını  da inkâr etmiyordu şüphesiz. 

Şimdi birisi veya birileri bir iş yapmaya çalışıyorlar diyelim. Bu işi yaparken işi başlatan veya başlatanlar; kendi kafalarına göre hareket etmek isterler, onlara göre kendi düşünceleri en iyisidir. “Ben veya biz bu işi şu şekilde yaparsak mutlaka başarırız!..” diye düşünürler. Derken yakın çevrelerinden birisi durumu öğrenince bakar ki bir şeyler eksik. Yapılması ve uygulanması gereken bir husus atlanmış…Eğer bu husus uygulanmazsa başarı ya mümkün değil ya da hedefe varılamayacak.  

Arkadaşlık, dostluk ruhuyla eksik olanı anlatır…Sebebini izah eder…”Bu şekilde yaparsanız hedefe varmanız daha kolay olur. Eğer siz yapamayız diyorsanız, ben elimden gelen her şeyi seve seve yaparım.” der… 

Başlatan veya başlatanlar bakarlar ki söylenen doğru…Akıl ve mantık kuralları gereği bu hususun göz ardı edilmemesi gerek…Ancak; “İşi ben veya biz başlatıyoruz…Bildiğimiz gibi yapalım, nasılsa başarırız” diye düşünülür genelde. Tabii ki başarmak için temel unsur olan öneriyi uygulamazlar ve sonuçta iş başarılamaz…Tam anlamıyla bir fiyaskoya dönüşür. 

Öneriyi yapanın önerisini dikkate alıp, yardımını kabul etselerdi hedefe varacaklardı şüphesiz. Ama DAR KAFALILIK dediğimiz durum ortaya çıkmıştır yine. Eğer, öneriyi dikkate alıp yardımı kabul etselerdi; elde edilecek başarı öneriyi yapana ait olacaktı haliyle ve bizimkiler ise KAHRAMANLIĞI KİMSELERE BIRAKMAK İSTEMİYORLARDI…

WordPress.com'dan blog alın. | Theme: Pool by Borja Fernandez.
Entries and comments feeds.