HEZEYANLAR

Eylül 25, 2007 at 2:45 am | In Öylesine... | Leave a Comment

CANIM SIKKIN…  

Canım çok sıkkın, canımı sıkanlar ikiyüzlü ve satıcı kişilikler..Bunları düşünürken canım sıkılıyor  ama bir yandan da aklıma dostum diyebileceğim kişileri getirince biraz daha iyiye yol alıyorum…Birşeyi de çok iyi biliyorum; bu insanlardan hiçbir zaman kaçamayacağımı..Aslında tek çare onları düşünmemek gibi görünüyor ama olmuyor. İnsan ne zaman iyi bir şey düşünmeye çalışsa ille de o insanın ağzına s.çmak için ortaya çıkıyor bu şahıslar ve nedense bu tip insanlar hep karşılarında duranların iyi değil de  kötü yanlarını görmeye çalışıyorlar, karşılarındakilerin yaptıklarını her zaman ters manada yorumluyorlar..İŞTE BENİM CANIMI BU İNSANLAR SIKIYORLAR..Ehh!.. içimi döktüm gerçi fazla açık olmadı ama…

Bence kafayı değil de başka birşeyleri duvara vurmak daha doğrusu fırlatmak daha rahatlatıcı. İnsan bazen acı çekmek istiyor çünkü bu bizi rahatlatıyor ama lütfen kafamızı duvarlara vurmayalım  Öyle zamanlar olur ki; ağlamak isterim,ağlayamam çoğunlukla…. daha çok sinir olurum,aslında üzüldüğüm şeyin üzülmeme değecek kadar önemli bir  şey olmadığını bilirim de daha da çok sinir olurum… Evdeysem o sinirimin geçmesi için mutlaka salak kötü hayaller kurar ağlarım, biraz uyursam iyi gelir,ama genelde uyuyamam.  dışarıdaysam, samimi diyebileceğim arkadaşlarım zaten yanımdadır aramız iyi olsa da,olmasa da…onlarla dertleşirim. hep birlikte küfür ederiz yaşanılanlara …Bir arkadaşımın babasının rahatsızlığından da ilk defa bugün haberim oldu.önceden de duymuştum,ama o’nun ağzından değil.Üzüldüm…Kafasına takmamaya çalıştığını ve bunun için çaba harcadığını da biliyorum artık. Hayat zor!.

Selahattin Dayı‘yi kaybettik geçen Perşembe günü. Babamın dayısının oğluydu. Ümraniye’nin kuruluşunda çok katkısı olmuştu rahmetlinin. Beldemizde daha köy iken aza olarak ta hizmetleri olmuştu. Bana da ilk delikanlılığım günlerinde az dayılık yapmamıştı İstanbul’a gezmeye gittiğim zamanlar. Allah(CC) rahmet eylesin.

Parçaları çok güzel birleştirebiliyorum, hepsini cebimde toplarım, sonra gereken,gereken yerine gider, uyuşur, kaynaşır. Bugün yine o günlerdendi, biri diğerine uydu.. Duyularım ilk anlar için kilitledi kendini. Ayaklarım buz kesti,gözbebeklerim büyüdü,lâmbadan gelen ışık yaktı gözlerimi. küçücük odamda nasıl bir mucizedir ki ben küçücük kaldım.bir nokta oldum. Bir kalemin ucundaki silgiyle yok olacak hâle geldim.biri geldi aldı beni,iki noktasının sonuna üçüncü nokta yaptı,cümlelerinin anlamını bana sakladı,biri cümlesini benimle bitirdi ve hiç utanmadan yenisine başladı.diğeri geldi kendini kısalttı bilerek;yine de en küçük bendim. Soru işaretlerinin ucundaki o nokta da ben.sorular da ben.Çok soru sorulur ama her soru kavuşamaz cevabına.kapıyı her çalan içeri girerken,çengelinden asıveriyor soru işaretlerini yandaki askılığa.sorunun başı nerelere uzuyor,bakmıyor, oysa yerlere değmiş,kapıdan taşmış sorular, zorlasan da kapanmaz kapı.Herkes bunu yapıyor.sıkıntılıyım,dayanılacak gibi değil  yolu,yolları ne yazık ki.kurtulamadım beladan,parçalar hiç parça olarak kalmadı,ben de nokta olmaktan terfi edemedim ünlemlere,parantezlere..kimsenin şaşkınlığı,sevinci olmadım,ara notları,sonradan eklemeleri,örnekleri de. Belki de silinemeyen bir nokta olmayı denemeliyim.

ORUÇ

Eylül 1, 2007 at 11:54 am | In Bak Şu İşe!... | 2 Comments

 

ORUÇ VE RAMAZAN  Onbir ayın sultanı geliyor…Bütün mümin kardeşlerimize hayırlı olsun. Oruç tutmanın faziletlerini, yararlarını sayacak değildim ama geçenlerde bir yerde imansız bir tanıdığımın orucu alaya alan yazısını okuyunca tepem attı ve değinmek ihtiyacını hissettim. Ramazanın, orucun yararları say say bitmez, bunlara bir göz atalım!” diyerek kendince alaya almış imansız dostumuz. Yazısındaki gırgıra kaçan bazı yerleri eleyip aktarıyorum buraya.

-Aç karnına devlet dairesinden işin bitmesine 1 saat kala sıvışan dindarlar ülke kalkınmasına katkıda bulunacaklar! Bütün gün aç karnına yarı baygın iş yapamayanlar,ülke ekonomisine katkıda bulunacak! :

-Aç karnına iftara yetişmek için düşmüş kan şekeri ile gözü açlıktan dönmüş şöförler bir an önce iftara yetişmek için kazalara neden olacaklar,araba tamir sektörü canlanacak.Kazalarda ölenler ülke nüfusunun fazla artmasını engelleyecek.

-Oruç tutmayanlar,dövülecek,bıçaklanacak,özel hastaneler çoşacak.Devlet hastanelerine düşenler açlıktan yarı baygın haldeki sağlık personeli elinde bu dünyaya elveda diyecek.(Nüfus artışına önleme işi) -Kuran,Kıyamet CD satışlarında patlama olacak,marketlere hücum olacak,ekonomi canlanacak.-Bazı devlet dairelerinin yemekhaneleri tadilat bahanesiyle kapatılacak,ısrarla yemek yemek isteyenlerin müslüman olmadığı anlaşılıp fişlenecek.

-Belediye başkanları iftar çadırları kurup fakir halka çorba dağıtıp gelecek seçimleri de garantileyecek.

-Hiç yememe,çok şeyi birden mideye tıkıştırma ile beraber mide hastalıklarında ,sindirim sistemlerinde bazı vatandaşlarımız rahatsızlanacak,İç hastalıkları uzmanı doktorlar köşeyi dönecek

Arkadaş!…  İnanmayabilirsin… Oruç tutmayabilirsin… Ancak, bilim, biliimmm, bilimmmmmmm!… diye bangır bangır bağırırken, senin dediğin bu bilim sayesinde ispatlanmış olan orucun yararlarını, sayısız faydalarını inkâr etmekle ne kazanıyorsun?… Bunca yıldır Ramazan aylarında tuttuğum oruç sayesinde metabolizmam dengelendiği içindir ki halen turp gibiyim çok şükür. Neymiş… oruç tutmak kan şekeri dengesini etkilermiş!… 

Dostum…  Tam tersi bir durum yaratır oruç tutmak…Bu bilimsel olarak ıspatlanalı yıllar değil asırlar olmuştur. Oruç tutarak metabolizmayı dengeye oturtmak mümkündür ve abur cubur, düzensiz atıştırmanın yarattığı fazla kan şekeri bu şekilde vücuttan atılır.   Ramazan ayı nedeniyle oruç tutanların yerine getirmekte dikkat ettiği bir hususu da belirteyim olmaz mı!… Namaz, en iyi spordur. Bütün vucudu eklemleri çalıştırır. İnanmıyorsan bir dene bakalım. Camiye gitmene gerek yok… Evinde kendince bir on rekatlık namaz hareketleri yap. Bütün vucudun kesilmiş gibi olacaktır ama devam ettirdiğinde yay gibi olacağını da göreceksin.  Saygıdeğer ziyaretçilerim, bundan sonrası sizlerin yorumlarına kalmış durumda… LÂ HAVLE  VE-LÂ KUVVETE…

WordPress.com'dan blog alın. | Theme: Pool by Borja Fernandez.
Entries and comments feeds.