SEVGİLİ BACIM

Ağustos 19, 2007 at 11:05 pm | In Sevdiklerim | Leave a Comment

Bu sıralar baba ocağındayım…

Geçenlerde bacıcığım da geldi ve hem hasret gidermiş olduk hem de dayılığın keyfini çıkardım. 4.5 yaşındaki küçük yeğenimin zeka dolu iğneli sözleri çoğu zaman makaraları koyuvermeme neden oldu… Bacımı sinirlendirip eğlenmek için saygıdeğer, sevgili nur yüzlü hacı anamı bile vesile yaptım ve epey de tepesini attırdım ya olsun… Hayatın güzellikleri içinde böyle aile içi şakalaşmalar da olacaktır haliyle.

İsmi saklı kalsın, büyük bir üniversitemizde öğretim üyesidir bacım. Üniversiteye geçmeden önce, Folklor Araştırmacısı olarak Kültür Bakanlığında çalışmış, Yusufeli – Artvin ve Ankara’da Türkçe-Edebiyat öğretmenliği yapmıştır. Folklor Araştırmacısı olarak görevli olduğu dönemde Nasrettin Hoca Şenliklerinin düzenlenmesi faaliyetlerinde rol almış, Polonya’da Halk Kültürümüz hakkında seminerler vermiştir.

Bu görevde iken, doğup büyüdüğü köyünün türkülerini derleyerek yayınlamıştır.  Atma Türkü olarak anılan bu manilerde; yöremiz insanının, tarlada çalışırken, iş yaparken içinden geçen duyguları betimlenmektedir. Bu türkülerde, sadece köyümüzün değil tüm Karadeniz Bölgesinin duyguları gizlidir.

Birkaç tanesini burada yayınlamaktan mutluluk duyacağım…Takdir okuyucularımındır.

Bu vesileyle,  bacıma yararlı hizmeti için teşekkürlerimi ve sevgilerimi sunuyorum.

Horanı depmeyile

Horan yeri düz olmaz

Kadife geyme ile

Gocagari gız olmaz

Kemençemin başına

Vururum tırak tırak

Seni gavurun gızı

Ya al beni ya bırak

Ateşteki gazanın

Yak altını gaynasın

Haçan girdin horana

Gemiklerin oynasın

Ayşem Ayşem aş da gel

Dağları dolaş da gel

Cazu anan duymasın

Dış gapıdan gaç da gel

 Saravu çiçek açtı

Daha da var açacak

Eyi bak babacuğum

Gızın gocaya gaçacak

Ben bilürüm bilürüm

Darı savurmasını

Bazarlık gıranında

Yedim gavurmasını

Bır kız sevdim Rizeli

O da dünya güzeli

Trabzon sahilinde

Gel seninle gezeli

OTÇULAR

Ağustos 6, 2007 at 1:09 am | In Hayatın İçinden | Leave a Comment

 

Her yılın Temmuz ayının üçüncü Cuma günü düzenlenen bir geleneksel şenlik olayı vardır… Bu olay Kadırga Yaylasında gerçekleştirilir. Bu seneye mahsus olarak, genel seçimler dolayısıyla 26 Temmuz günü gerçekleştirilmiştir. Ne yazık ki; biraz kişisel durumlar, biraz da isteksizlikten olacak şenliğe maalesef katılamadım.

Kadırga Yaylası, Trabzon-Gümüşhane sınırında Kürtün ilçesinin kuzeyinde yeralır. Genelde serin ve kuru havası, çayırlarla kaplı arazisi nedeniyle gerçek bir yayladır. Topoğrafik yapısı nedeniyle hemen her yerinden pınarlar fışkırır.  Yaz aylarında gün ortasındaki güneşin yakıcılığı nedeniyledir ki; birkaç gün yaylada kalanların tenleri kızarır, ama ancak kızarır…yanmaz!.

 Yaylanın başlı başına iki özelliği vardır…Birincisi yazı başlığını havi OTÇU ŞENLİĞİ; diğeri ise meşhur açıkhava camiidir.

OTÇU ŞENLİĞİ, yaylayı kullanan hak sahibi Oğuz Köyleri tarafından düzenlenir. Haziran başlarında yaylaya göçenler, bir yandan sığırlarını ve küçükbaş hayvanlarını otlatırlarken; diğer yandan hayvanların tüketmesin engel oldukları çayırları biçerler ve bu çayırları kış aylarında hayvanlarına vermek için köye indirirlermiş eskilerde. Bu biçilip kümelenen otların indirilmesi için köyde kalanlar imece usulu çalışmak ve çayırları nakletmek için yaylaya çıkarlarmış. Yaylaya  eğlenerek 2 günde çıkarlarmış. Çıktıklarında ise 45 gün kadar görmedikleri köylüleri ve akrabalarıyla hem hasret giderirler hem de eğlenirlermiş. Tabii ki yöreye uygun şekilde. Eğlenceler bitip hasretlik giderilince ve çayırlar da atlara, katırlara yüklenip yola çıkınca da şenlik bitermiş haliyle.

Şimdi ise motorlu  araçlar nedeniyle, hem ulaşım kolaylaşmıştır hem de eskilerde yürüyerek 2 günde çıkılabilen yaylaya, şimdi saat bazında ulaşılalabilmekte ama eski gelenekleri yaşatabilmek için İnişdibi, Sisdağı, Erikbeli molaları sembolik olarak sadece şenlikler esnasında uygulanmaya çalışılmaktadır. Bu mola yerlerinde verilen molalarda horon alayları kurulmaya devam edilmektedir. Oğuz Köylerinden Türkelli‘nin Belde olması ve merkeziliği nedeniyle yakın zamanda yapısal kirliliğe maruz kalan yaylada artık eskisi gibi her isteyen ev yapamamaktadır. Eski tadı kalmamakla birlikte şenlik geleneksel olarak Kürtün’e bağlı Özkürtün Beldesi ve çevresindeki köylerin de katılımıyla yapılmaya devam edilmektedir.

 

Yaylanın ikinci özelliği ise  üstteki fotoğrafta görülen camiidir. Yemyeşil çimler üzerinde, etrafı yaklaşık 1 m yükseklikte duvarla çevrilmiş; minaresi ve mihrabı bulunan bu caminin böyle olmasının nedeni sadece yaz aylarında kullanılmasıdır. Denilebilir ki pratik Karadenizli zekasının çarpıcı bir tezahürüdür ve hem kullanım kolaylığı hem de turistik yönden son derece ilgi çekici olması da doğaldır.

Eski tadı olmasa da geleneksel ve kültürel değeri olan bu şenliğin yapılmaya devam edilmesi de takdire şayandır.

WordPress.com'dan blog alın. | Theme: Pool by Borja Fernandez.
Entries and comments feeds.