MISIR EKMEĞİ

Mart 25, 2007 at 10:25 pm | In Sevdiklerim | 3 Comments

MISIR EKMEĞİ 

Karadeniz’in herhangi bir bölgesinde doğmuş ve büyümüş, orta yaşı bulmuş veya devirmiş kim olursa olsun; yemek ve yiyecek dendiği zaman tek bir besin maddesini aklına getirir.

  Mısır Ekmeği!… 

Taa ilk süt dişlerinin çıkmaya başladığı çağda, içine mısır ekmeği doğranmış mama ile tanıştığı bu besinle; ilk sığır çobanlığına başladığı 6-7 yaşlarında keçi yününden yapılmış ÇENTİ’sine  konulan ekmek ve bir şişe ayran ile akşamı etmeyi öğrenmiştir. Akşamüstü eve gelince de sevgili annesi veya ninesinin özenle pişirdiği manca’ya (karalahana çorbası) katık olarak katmaya zorunludur da bir bakıma…Okula başladığı zamanlarda ise, öğle molasında bir koşu eve gelip alelacele hazırlanan yoğurt içine sıcacık ekmeği doğrayarak karnını doyurmasına ne demeli?… 

Ya mevsiminde canı ciğeri annesi veya ninesinin, nasılsa ellerini ısırmasına fırsat vermeden toplayıp pişirdiği Isırgan Yemeği’ne ne demeli. Mübarek yemek, mısır ekmeği olmadan yenilmez ki…

 

Bayramlar geldiğinde hamur teknesi içinde saatlerce ve sabırla kavurularak hazırlanmış mısır unu helvası ne güne durur? O’nun gözünde bu helva sadece tatlı bir mısır ekmeğinden başka bir şey değildir ki!… 

Saymakla bitmez… 

Yaşayanlar bilir ancak…

WordPress.com'dan blog alın. | Theme: Pool by Borja Fernandez.
Entries and comments feeds.